Kendini Bilme Yolu Sonsuz ve Bir (Ocak, 4. Hafta)
- Sibel Okan

- 29 Oca 2024
- 2 dakikada okunur

Kendini bilmek bir anda, bir konuşma ile, bir buluşma ile, bir okuma ile olan biten ve tamamlanan bir şey değil; bir süreç. Yolu yürümenin kendisi gibi, amaç yolun sonuna ulaşmak değil, yolun içinde olanların idrakine varmak.
Çünkü yol sonsuz, sen sonsuz, gerçek sonsuz.
Zaten yolun içindekilerin idrakine vardıkça kendini bilme okyanusunda derinleşiyorsun. Derinleşmenin sonu yok, daldıkça her katmanda farklı güzellikler var seni bekleyen.
Düşünsene, sınırsız bir güzellik bahsettiğim!
Ve bu sınırsız güzellik Sen’den başkası değil!
Kendini bildikçe idrak ediyorsun ki dışarıdaki güzellik senin içinin güzelliği imiş. Meğer etrafın ayna kaplı bir küre imiş. Hangi yöne bakarsan bak, gördüğün kendin imiş.
Bu kürenin içindeki aynalarsa kendini bilme okyanusunda derinleşirken her seviyede değişiyor imiş. Sen derinleştikçe kabuklarından sıyrılıyorsun, e haliyle sıyrılan kabuğun altından çıkan yenisi farklı olduğu için aynada gördüğün de farklılaşıyor. Aynanın kendisi farklılaşıyor. Ayna da aynı senin gibi katman katman.
Katman sonsuz, ayna sonsuz, sen sonsuz.
Kendini bilme yolunda derinleşirken bulunduğun her seviyede bu güzellikleri görmen için aynaya ihtiyacın oluyor. Yoksa okyanusun derinliğinde etrafında ayna yoksa, kendinden başka kimse yoksa, kendini nasıl görebilir, nasıl bilebilirsin ki?
Her seviyede sana eşlik eden aynalar hayatındaki insanlar, canlılar, olaylar, durumlar. Sen kendini bil diye...
Yani kendini bilmek ıssız bir okyanusa dalmak değil nihayetinde. Kendini insanlardan uzaklaştırmak, kitaplar okuyarak kendini bilmeye çalışmak değil. Tersine, içi ayna kaplı bir okyanusa dalmak. İlişkilenmek, ilişkilenmeye gönüllü olmak. Kendini bilmeye gönüllü olmak. Bazen canının yanmasına gönüllü olmak. Olanı ve kendini olduğun gibi görmeye gönüllü olmak. Olmasını istediğin bir illüzyon yaratmaya çalışmak değil... Çünkü sende ne varsa aynaya yansıyan o, ayna yalan söyleyemez. Aynanın yalan söyleyemediğini bilerek, kendini olduğun gibi gördüğünde yargılamamak, reddedip kaçmamak, kendini kıyaslamamak. Olanı olduğu gibi görmek ve kabul etmek.
Güzellik sonsuz, ayna sonsuz, sen sonsuz.
Kendini gördüğün aynalar bir yandan sana özgü, bir yandan sen de aynaya aynalık yapıyorsun... İlişkilenme iki taraflı, o senin aynanken sen de onun aynasısın. Sende olan onda, onda olan sende görünür hale geliyor. İkinizin arasındaki ilişkilenme hali, bir başkasına aynalık yapıyor. Siz ona aynalık yaparken o da size aynalık yapıyor.
Adı üstünde bu bir küre. Aynalar parça parça, köşeli yapıştırılmış değil birbirine. Köşeler erimiş, bir aynanın diğeriyle sınırları gitmiş. Geçmişler birbirleri içine. Bir olmuşlar.
Kürenin merkezindesin, nereye bakarsan bak mesafe eşit. Kürenin kendisi tek bir parça halinde.
Sen O’sun, O Sen’sin.
Siz Onlar’sınız, Onlar Siz.
Sen Bir, O Bir, ayna Bir.
Kendini bildikçe, okyanusunda derinleştikçe idrakin de güçleniyor.
Çünkü yol Bir, sen Bir, gerçek Bir.
_edited.jpg)



Yorumlar