top of page

Yaşamı Bir Bütün Olarak Yaşama Önündeki Engel: Kutuplaştırmak (Şubat, 4. Hafta)

  • Yazarın fotoğrafı: Sibel Okan
    Sibel Okan
  • 29 Şub 2024
  • 2 dakikada okunur

ree

Yaşam bir bütünken, neden iyi ve kötü olarak zıt kutuplara bölünmeye çalışılıyor? Yaşamı bölmeye çalışan şey dikkati dağınık, anda olmayan, zihin.


Dikkat tümüyle açık olduğunda, yaşamın özü olan sevgi hali doğar. Tüm varlığın bu yaşam kaynağı sevgi ile dolar.


Mevlana’nın “Doğru ile yanlış ötesinde bir yer var. Seninle orada buluşacağız.” dediği yer de yaşamın özü, sevgi değil mi?


Dikkat dağıldığında, andan koptuğunda sevgi halinin üstü örtülür, yaşamın özü gizlenir. “Olan” ile “olması gereken” arasında çatışma başlar. İşte o zaman olan hal kötü, olması gereken hal sözde iyi olarak nitelendirilir.


Anda yaşamadığında zihin düşünceler ile dolar, düşünceler duyguları yaratır. Ve kişi düşünce-duygu-düşünce kısır döngüsüne girer. Bu döngüde ne kadar zaman geçirirse, o kadar bu döngünün girdabında derinlere çekilir. Girdaptan çıkması da bir o kadar emek gerektirir.


Bir şey olmaya, bir şeyi oldurmaya çalışan kişi güya iyiliği oldurmaya çalışsa da içinde çaba olduğu sürece zihin hala devrede anlamına gelir. Yaşamın özü olan sevgi burada değildir.


Sevginin bir amacı bulunmaz, bir şeyi oldurmaya çalışmaz. Kendiliğindenlik sevginin önemli niteliklerinden biridir. Dikkat tümüyle açık olduğunda sevgi hali doğuyor demiştik. Dikkatin de bir amacı yoktur. Anda olanı, iyi veya kötü demeden, bütünüyle gözlemleyendir. Bir şey (iyilik veya kötülük) elde etmek için dikkat ediyorsan fikir üretmeye açık halde zihinde yaşıyorsun ve benliğin devreye girdiği girdaba çekiliyorsun demektir.


Amaç olan yerde benlik devrededir. Benliği hatırlayacak olursak; bir isim, bir kimlik, bir şekil, anılar, umutlar, engellenmeler, özlemler, acılar, dertler, geçici hazlar yığını ve bunlardan çok daha fazlasıdır.


Bu ben’in olduğu halini kötü, olmasını istediğin halini iyi olarak nitelendirip onun değişmesi için çabaya, kontrole girdiğinde an ile olan bağlantın kopar. Yine kutuplaşma başlar. Ancak an’da olabilecek ve tümüyle bütün olan oluş halinden uzaklaşıp onu zihinle aramaya koyulduğun nafile bir çaba sergilersin. Ve oluş haline zihinde düşünerek ulaşmaya çalıştığın için kendi oluş halini kabul edemiyor, zaman’dan (geçmiş ya da gelecekten) kopamıyor, hala benlik zincirleri altında yaşıyorsun demektir.

Yorumlar


Yeni Blog Yazıları ve İçeriklerden Haberdar Olmak İçin

Bültene Abone Ol

Aramıza hoş geldin! Gelen emailden

aboneliğini onaylamayı unutma.

© 2024 Sibel Okan. Tüm hakları saklıdır.

Sibel Okan

Instagram hesabı:

  • Instagram
bottom of page